Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan Şiirleri

Yılmaz Erdoğan

Yılmaz Erdoğan Etme


Yılmaz Erdoğan Demedim mi

Yılmaz Erdoğan Ben Senin Beni Sevebilme İhtimalini Sevdim

 

Yılmaz Erdoğan Etme Şiir Sözleri;

 

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme.

Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme.

 

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı,

Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme.

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru,

Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme.

 

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için,

Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme.

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,

Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme.

 

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan,

Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme.

 

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan,

Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer,

Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme.

 

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi,

Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme.

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,

O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme.

 

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle,

Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme.

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı,

Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme.

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil,

Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme…

 

SEVEBİLME İHTİMALİ

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan

Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam…

Ben seninle bir gün Veyselkarani’de haşlama yeme ihtimalini sevdim.

İlkokulun silgi kokan, tebeşir lekeli yıllarında

Ankara‘da karbonmonoksit sonbaharlar yaşanırdı o zaman

özlemeye başladım herkesi…

Ve bu hasret öyle uzun sürdü ki, adam gibi hasretleri özlemeye başladım sonra..

Bizim Kemalettin Tuğcu’larımız vardı…

Bir de camların buğusuna yazı yazma imkanı…

Yumurta kokan arkadaşlarla paylaşılan kahverengi sıralarda,

solculuk oynamaya başladık..

Ben doktor oluyordum sen hemşire, geri kalanlar kontrgerilla…

Kırmızı boyalarla umut ikliminde harfler yazılıyordu pütürlü duvarlara ve

Türk Dil Kurumu’na inat bir Türkçeyle…

Ağbilerimizden öğrendik, S harfinden orak çekiç figürleri türetmeyi..

Ankara’ya usul usul karbonmonoksit yağıyordu.

Ve kapalı mekanlarda sevişmeyi öneriyordu haber bültenleri.

Oysa Ankara’da hiç sevişmedim ben.

Disiplin kurulunda tartışılan aşkım olmadı benim..

Sınıfça gidilen pikniklerde kıçımıza batan platonik dikenleri saymazsak..

Ankara’ya usul usul kurşun yağıyordu..

Ve belli bir saatten sonra sokağa çıkmamayı öneriyordu haber bültenleri.

Oysa hiç kurşun yaram olmadı benim

Ve hiç bir mahkeme tutanağında geçmedi adım

Çatışmaların ortasında sevimli bir çocuk yüzüydüm sadece

Sana şiirler biriktiriyordum fen bilgisi defterimde, ama sen yoktun

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum, suni teneffüs saatlerinde

Okul servisi seni hep zamansız, amansızca bir lojman griliğine götürüyordu

Ben, senin benimle Tunalı Hilmi Caddesi’ne gelebilme ihtimalini seviyordum.

 

Ben, senin beni sevebilme ihtimalini seviyordum.

 

Yaz sıcağı toprağa çekiyor da tenimin çatlamaya hazır gevrekliğini

Sonra otobüs oluyordum, kırık yarık yolların çare bilmez sürgünü

Ne yana baksam dağ ve deniz sanıyordum

Muş ovasının yalancı maviliğini

Otobüs oluyordum bir süre

Yanımızdan geçen kara trenlerle yarışıyordum, yanağım otobüs camının garantisinde

Otobüs oluyordum

Bir ülkeden bir iç ülkeye

Çocukluğuma yaklaştıkça büyüyordum.

Zap suyunun sesini başına koyuyordum şarkılarımın listesinin

Korkuyordum

Sonra iniyordum otobüsten

Çarşıdan bizim eve giden, ömrümün en uzun,

ömrümün en kısa, ömrümün en çocuk,

ömrümün en ihtiyar yolunu koşuyordum.

Çünkü sonunda annem oluyordum, babam kokuyordum sonunda..

Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan

Ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam

Ben seninle bir gün Van’daki bir kahvaltı salonunda

Ben seninle sadece bilmek zorunda kalanların bildiği

bir yol üstü lokantasında

Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli bir çay kıvamında bakan

Doğubeyazıt‘ın herhangi bir toprak damında

Ben seninle herhangi bir insan elinin

terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim

 

Ben senin, beni sevebilme ihtimalini sevdim!

 

Yılmaz Erdoğan (Yılmaz Erdoğan Kimdir? Yılmaz Erdoğan Hakkında)

1967, Hakkari.

İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara´da tamamladı. İTÜ İnşaat Mühendisliğini kazandı fakat ağır basan tiyatro tutkusu eğitimini yarıda bırakmasına neden oldu.Tiyatroya Ferhan Şensoy´un ‘Nöbetçi Tiyatrosu’nda başladı, daha sonra Levent Kırca´nın ‘Olacak O Kadar’ adlı televizyon programında başyazar olarak görev yaptı.

TRT´de yayınlanan ‘Umut Taksi’ adlı diziyi yazdı ve bu dizide oyuncu olarak rol aldı. · Tiyatroda dolu dizgin giden Erdoğan daha sonra Türkiye´nin en büyük oyuncu kadrosuna sahip olan ‘Gereği Düşünüldü’ isimli oyunu yazdı; bu oyun 4 yıl kapalı gişe oynadı.Bu oyundan sonra tiyatro çalışmalarına Yasemin Yalçın Tiyatrosu´nda başlayan Yılmaz Erdoğan ‘Haşlama Taşlama’ ve yine bu tiyatroda 5 yıl sahnelenen ‘Kadınlık Bizde Kalsın’ adlı oyunları yazdı.

Yılmaz Erdoğan tiyatro yaşamına bundan sonra ortağı Necati Akpınar ile birlikte kurduğu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde devam etti. Burada yine başrollerini Demet Akbağ ile paylaştığı ‘Bir Demet Tiyatro’ adlı diziyi yazdı. ‘Otogargara’ ise son olarak yazdığı müzikaldi ve tiyatro severlerin yoğun ilgisiyle 4 yıl kapalı gişe oynadı. Bu arada son iki yıldır yine kendisinin yazdığı ve oynadığı tek kişilik ‘Cebimdeki Kelimeler’ adlı oyunu Beşiktaş Kültür Merkezi´nde sahnelendi.

İlk albümü ‘Kayıp Kentin Yakışıklısı´nda ´Soğuk ve şehirlerarası otobüslerde vazgeçtim çocuk olmaktan ve beslenme çantamda otlu peynir kokusuydu babam´ diyen tiyatro dünyasının önemli isimlerinden, küçük büyük herkesin ´Mükremin Abi´si Yılmaz Erdoğan´ın ‘Kayıp Kentin Yakışıklısı’ adlı bir şiir kaseti Prestij Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.Bu albüm Yılmaz Erdoğan´ın yazdığı 17 şiirden ve bu şiirlere eşlik eden Metin Kalender, Nizamettin Ariç ve Ali Aykaç´ın bestelediği ezgilerden oluşuyor.

Erdoğan´ın albümünde şiirler, Türk Sanat Müziği´nden örnekler, türküler etnik müzikler gibi geniş bir müzik yelpazesi eşlik ediyor ve sanatçının kendi sesinden kısa bir türkü de bulunuyor. Yılmaz Erdoğan´ın bu ilk şiir albümünün yönetmenliğini Metin Kalender üstlendi.Kaset piyasaya çıkışının ilk haftasında 100.000´lik satış tirajına ulaştı ve şiir albümleri kategorisinde önemli bir yer edindi. Erdoğan´ın zekice ve nice motiflerle işlenmiş, kendine özgü üslubuyla yazdığı hüzün ağırlıklı şiirleri dinleyenleri yoğun bir duygu karmaşasına sürükleyecek.

Senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini paylaştığı Vizontele filmi büyük başarı kazandı.

ESERLERİ

 

1)hüzünbaz sevişmeler

2)kadınlık bizde kalsın

3)kayıp kentin yakışıklısı

4)haybeden gerçeküstü konuşmalar

5)anladım