Category: mp3 dinle



Ozan Dinle

– Arkadaş.

– Ben Onunla Uyumalıyım.

– Boşu Boşuna.

– Canıma Yetti.

– Habibi.

– Hello.

– İhanet.

– Malum.

– Sensiz Olmuyor.

– Sönmüyor Ateşimiz.

– Yansın Dünya.

– Zalimsin Ozan.

Ozan Kimdir:

Doğum Yeri: Erzincan.

Ozan İlköğretim ve Üniversite Eğitimini Hollandada Tamamladı. Üniversitede Ekonomi Bölümünü Bitiren Ozan, Aynı Zamandada 5 Yabancı Dil Biliyor. 4 Yaşında Futbol Okuluna Gitmeye Başlayan Ozan, 14 Yaşından İtibaren Profesyonel Olarak Futbol Oynamaya Başladı. Hollandanın Ünlü Futbol Kulüpleri NAC Breda ve De Graafschapda Forma Giydi. Gösterdiği Başarılı Performansı İle Türkiyenin Köklü Futbol Kulüplerinden Gençlerbirliğine Transfer Oldu. Gençlerbirliği Futbol Kulübündende Futbol Oynadığı Dönemde Hollandaya Dönen Ozan Trafik Kazası Geçirerek Yeşil Sahalara Veda Etmek Zorunda Kalmıştır. Futbol Oynadığı Dönemlerde Müziklede İlgilenen Ozan, KANAL Dnin Avrupada Düzenlemiş Olduğu BENİM STARIM Yarışmasına Katılmış, Zorlu 13 Hafta Süresince Gösterdiği Başarılı Performansla Gurbetçilerimizin Yanı Sıra, Yabancılarında Dikkatini Çekerek Ciddi Şekilde Alınan SMSler Sonucunda 1. Olmuştur. Avrupanın İlk Türk Popstarı Olmanın Haklı Gururunu Yaşayan Ozan Artık Şarkılarımı Anavatanımda Söyleyeceğim Diyerek, (Turos Muzik) KomforTours Yönetim Kurulu Başkanı Sayın. Osman Çelikin Yapımcılığı Adı Altında İlk Albümü Şekerim Benimle Müzik Piyasasına İlk Adımını Atmıştır.

Reklamlar

Müslüm Gürses

Müslüm Gürses

Müslüm Baba

Müslüm Baba

MP3 PLAYER İLE DİNLEYEBİLECEGİNİZ MÜSLÜM GÜRSES ŞARKILARI:

Müslüm Gürses – Gitti.

Müslüm Gürses – Bir Gülsen Yeter.

Müslüm Gürses – Efkarlıyım.

Müslüm Gürses – Gitmeyin Yıllar.

Müslüm Gürses – Olmadı Yar.

Müslüm Gürses – Acimiyorsan.

Müslüm Gürses – Acılı Sevda.

Müslüm Gürses – Adını Sen Koy.

Müslüm Gürses – Aglama Gozlerim.

Müslüm Gürses – Ah Oğlum.

Müslüm Gürses – Aklı Yok.

Müslüm Gürses – Aldana aldana.

Müslüm Gürses – Anlasana.

Müslüm Gürses – Aşk Tesadüfleri Sever.

Müslüm Gürses – Ben Senin Kulunmuyum.

Müslüm Gürses – Benim Meselem.

Müslüm Gürses – Bir Avuç Gözyaşı.

Müslüm Gürses – Bir Bilebilsen.

Müslüm Gürses – Bir Güzel Sevmiştim.

Müslüm Gürses – Bir Ömür Yetmez.

Müslüm Gürses – Bu Şehirde Yaşanmaz.

Müslüm Gürses – Bügün Aglayacagim.

Müslüm Gürses – Dalgalandımda Duruldum.

Müslüm Gürses – Diley Diley.

Müslüm Gürses – Esrarlı Gözler.

Müslüm Gürses – Gönul Teknem.

Müslüm Gürses – Gönül Nikahı.

Müslüm Gürses – Güldür Yüzümü.

Müslüm Gürses – Haberimiz Yok.

Müslüm Gürses – Hancı.

Müslüm Gürses – Hangimiz Sevmedik.

Müslüm Gürses – Hasret Rüzgarları.

Müslüm Gürses – Haydar.

Müslüm Gürses – Herşey Yalan.

Müslüm Gürses – İbadet.

Müslüm Gürses – İsyandayim Gecelere.

Müslüm Gürses – İsyankar.

Müslüm Gürses – Kaç Kadeh Kırıldı.

Müslüm Gürses – Kimsem Kalmadı.

Müslüm GÜrses – Konuşsana Birtanem.

Müslüm Gürses – Kul Günahkarsa Tanrı Ne Yapsın.

Müslüm Gürses – Küskünüm.

Müslüm Gürses – Martılar İsmini Gelir Fısıldar.

Müslüm Gürses – Meselem.

Müslüm Gürses – Nereden Sevdim O Zalimi.

Müslüm Gürses – Paramparça.

Müslüm GürSes – Sebepsiz Ayrılık.

Müslüm Gürses – Sen Nerdesin Ben Nerdeyim.

Müslüm Gürses – Sende Kalmış.

Müslüm Gürses – Senden Vazgecmem.

Müslüm Gürses – Seni Kalbime Gömdüm.

Müslüm Gürses – Sensiz Olmuyor İşte.

Müslüm Gürses – Sev Yeter.

Müslüm Gürses – Sigara.

Müslüm Gürses – Silinmeyen Hatıralar.

Müslüm Gürses – Tailhsizler.

Müslüm Gürses – Tanrı İstemese.

Müslüm Gürses – Topraktan Bedene.

Müslüm Gürses – Tutamıyorum Zamanı.

Müslüm Gürses – Tövbe Ettim.

Müslüm Gürses – Unutamadım.

Müslüm Gürses – Unutursun Diye.

Müslüm Gürses – Usta.

Müslüm Gürses – Uykudamısın.

Müslüm Gürses – Vurmayın.

Müslüm Gürses – Yanlış Yaptın.

Müslüm Gürses – Yeter Sevgilim.

Müslüm Gürses – Yıllardır Neredeydin.

Müslüm Gürses – Ölürdüm Ugrunda.

Müslüm Gürses – Öpmek İstedim.

MÜSLÜM GÜRSES KİMDİR (HAYATI BİLİNMEYEN YÖNLERİ):

1953’ün 7 Mayıs günü Şanlıurfa‘nın Halfeti ilçesi’nin Fıstıközü köyünde Dünyaya Merhaba Der Müslüm Akbaş. Evet Evet Yanlış Duymadınız Müslüm Gürses Müslüm Akbaş olarak dünyaya gelir ve daha sonra Gürses Soy ismini alır. Babası Mehmet Akbaş Annesi Emine Akbaş Kardeşleri Ahmet ve Zeyno ile Zor koşullarda hayat mücadelesi vermektedir o zamanlar. zaman zorluklarla karşılaşmaktan yılmamıştır. Bugün, Ve gün gelir gurbet yolları onlarada görünür. Adana yollarına düşerler.

Bir umut rahat yaşama uğruna Adanaya yerleşirler.

Ve burada Annesi Emine Akbaş Hasta düşer. Gerçektende ciddi bir rahatsızlıktır bu. Günler Birbiri ardına geçerken Müslüm Gürses önce annesi Emine Hanımı ve daha sonra Kardeşi Ahmet’i Kara toprağa koyar. Artık yaşam Müslüm Gürses için Dahada zordur. Asıl Mesleği Terzilik olan Müslüm Gürses zaten içine kapanık bir kişiyken yaşadığı bu acılarla dahada içine kapanık bir yaşama bürünmüştür.

Talih Kuşu Bir Günde Şaşırır Bize Konar

Hayatının her döneminde olduğu gibi yine tek dostu tek sırdaşı müzik olmuştur. 1968 yılında Yaşadığı Adana’da çay bahçesinde ses yarışması düzenlenir. Bu yarışmaya katılmayı çok isteyen Müslüm Gürses Baba engeli ile karışlaşır. ama bu yarışmaya katılmak gereklidir. Bit pazarına koşar Müslüm Gürses kendine bir kıyafet alır. Ve yarışma gününü beklemeye başlar. Ve yarışmanın yapılacağı bir gece evveli Baba Mehmet Akbaş oğlu Müslüm’ün yarışmaya gitmemesi için uyurken saçlarını kesmesi bile engel olamamıştır Müslüm Gürses’e. Yarışmaya katılmıştır. Ve o Ses yarışmasından birinci olmuştur. Gürses olan Soy isminide o zamanlar almıştır.

Bir müddet o çay bahçesinde çalışmış daha sonra yine asıl mesleği olan terziliğe geri dönmüştür. Küçük terzihanede ekmek parasını kazanırken o meşhur şarkısında söylediği gibi “Talih Kuşu Bir Günde Şaşırır Bize Konar” Sözü gerçek olmuştur. Talih kuşu şaşırmış Müslüm Güÿÿes’i ÿÿÿÿ o terzihaneden alıp bizlere getirmiştir. Mehmet isminde arkadaşı alır birgün Müslüm Gürses’i bir gazinoya götürür. Çünkü o gün o gazinonun assolisti Sadık Altınmeşe hastalanmış ve sahneye çıkamayacaktır. Mikrofon Müslüm Gürses’i beklemektedir. Müslüm Gürses o mikrofonu eline alır bir dahada asla bırakamaz.

Morg‘dan plakçılar çarsısına;

Tarsus – Adana yolunda bir araba kaza yapar. Şoför ölür, yanındaki taşralı delikanlı ise öldü zannedilip morga kaldırılır. O Delikanlı Müslüm Gürses’tir.

Konserlerimden fikren mağlup birileri çıkıp kendini paralıyor, çiziyor, kesiyor… Oysa müzik gökten inen bir melektir. Neden yapıyorlar anlamıyorum. Beni buna neden alet ettiklerini de hiç anlamıyorum…

MÜSLÜM GÜRSES

70’lerin ortalarıydı…. Şöhretin kıyısına adım attığı yıllar… İlk plağını henüz doldurmuş, acılı hayatlarla yeni yeni tanışmıştı; acılı hayatlar’da onunla…

O günlerde, ne yüzbinlik gülhane konserlerinin yıldızıydı ne de jiletli fanatiklerin kahramanı… “Arabesk Yıldız Avcısı” Yeşilcam yapımcılarının da dikkatini çekmemişti henüz. Unkapanı’ndaki arabesk müzik piyasasının “Şöhrete Giden Yolu Arayan” genç yeteneklerinden biriydi sadece. Sık sık Anadolu turnelerine çıkıyor, kalabalık kadrolu konserlerde, özel yorumu ve sahne sıcaklığıyla sivrilmeye çalışıyordu kendince. Bir Gece… Evet, yorgun ve uykusuz geçen turneler sonrasında bir gece vakti, Tarsus – Adana yolunda içinde bulunduğu otomobil paramparça olur. Direksiyon başında uyuya kalan şoför, kaza anında ölmüş, kendisi ise gözlerini morgda açmıştı!… Evet, evet… Çünkü başı ve vücudu o kadar darbe almıştı ki bu yüzden öldü diye morga kaldırılmıştı.

Ancak son anda farkedilip ameliyata alınmış, un ufak olan alın kemiği adeta yeniden yapılmıştı. İşte… Bu kazadan sonradır ki hayatında çok şey değişti.

Bir anlamda ölümün soğukluğunu hissedip yeniden yaşama dönen bu genç adam için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı artık…

MÜSLÜM GÜRSES KOKULARI HİSSETMİYOR

Kulağı az işitecek, yavaş konuşacak, koku alamayacak hatta en güzel kokuyu bile ispirtodan ayırt edemeyecekti. bu arada günlük yaşamında çok dikkatli hareket etmek zorunda kalacaktı. Yani, kafasına alacağı en ufak darbede kör kalma hatta ölüm korkusuyla yaşayacak; Üstüne üstlük, hiç dinmeyen baş ağrıları hayatı boyunca onu terketmeyecekti… İşte belki de o kaza günlerinden kalmadır ki hep kader diyecek, hep keder diyecek, hep ölüm diyecek, hep acılardan bahsedecek, sahnede de hep ağır takılacaktı!…

Ve belki’de tüm bu “kederli ve kaderli” şarkılar sonucunda varoşlardaki kaybedenlerin sesi olacaktı. “Hasta Düştüm Allahım”,”Ulu Tanrım Bu Ne Çile” diyecek, “Bu Kadar İşkence Günah” diye haykıracak “Yeter Tanrım Yeter” diye yakaracaktı. Tüm bu şarkılar, ağır hasarlı bir trafik kazası kurbanının ifade biçimiydi aslında. Hep damardan dile getirdiği ifade biçimi…Öyle ya yıllar sonra

“Aklımdan çıkmıyor veda edişin,

Bütün Duygularım Ağır Yaralı,

Beni Kalbimden Vurdu Veda Edişin,

Bütün Duygularım Ağır Yaralı”

diye yorumladığı bir şarkıda acıları kayda geçirecekti zaten; Müslüm Akbaş olarak hayata başlayan, Müslüm Gürses diye devam edip giden Müslüm Baba!… Evet…Seven de sevmeyen de farkında, o kaybedenlerin şarkılarını söylüyor, kaybedenlerin ve daima kaybedecek olanların…

Onun Sihrini ne sosyologlar, ne sosyal psikologlar, nede müzik araştırmacıları çözebiliyor. Hoş, o da bilmiyor ya, kaşla göz arasında parıldayarak uçan jiletin damarla buluşmasındaki sırrı. Ölüm ve kederi harmanladığı şarkılar da söylüyor; neşeyi, umudu aktaran şarkılar da!

Ama sonunda hep o eziklerin sesini kente fısıldıyor. Yıllar var ki baba lakabını etiketine eksiksiz işliyor, seyircisinden hem korkuyor, hem alkışı bekliyor, şarkılarını damardan okuyor, kimi zaman yaşam biçimi müziğini dinleyenlerle örtüşüyor, ama bazen de fire verip dinleyicisini kaybettiği oluyor. Desğiştiği hatta medyatikleştiği öne sürülse de yeni kentlinin müziğini yapmaya devam ediyor.!

Evet, şimdi hikayemizi ön yargılarımızı beyninizin gizli kapaklı bir köşesine atarak ve ne savcı ne de avukat olmadan dinleyin!

MÜSLÜM GÜRSES KİM BU ADANALI ÇOÇUK?

Ülkenin kentleşme rotasının çizildiği 60’lı yılların sonu. O dönem büyük kentlere göç desteklenmiş, hatta seferberlik haline dönüşmüştür. Onlar, yani göçedenler; bu durumdan memnundur ilk başlarda. Öyle ya; kentli olmak; modern hayatın ışıltıları ve çoçuklarına daha iyi bir gelecek demekti. Ama bu kahrolası kentin içinde kaybolup gitmek de vardı. Çünkü, çoğu zaman ne iş vardı ne aş, nede insanca yaşam olanakları… Bu yüzdendir ki durmaksızın kederlenen hayatlar çıkacaktı ortaya! İşte bu dışlanmışlık, bu bir türlü suyun üzerinde duramama hali, kendi tesellisini yaratacaktı. Hem de bir müzik akımı ve yaşam biçimiyle…İşte, büyük kentlerin monoton yaşamının değiştiği, dış mahallelerden içe doğru canlılığın başladığı bu tarihlerde, 19696’da… Müzikçiler çarşısında bir ses yükselir… Ses, yaralı gönülleri çelmektedir; “Sevda Yüklü Kervanlar, Senin Kapından Geçer…” Herkes birbirine sorar, kim bu? Sesin Sahibi Adanalı Delikanlı Müslüm’dür. Plağın satışı, bir anda Üç yüz Bine ulaşır, bu satış, müzikçiler çarşısıs için beklenmedik, dudak uçuklatan bir rakamdır…

MÜSLÜM GÜRSESİN BÜYÜK AŞKI MUHTEREM NUR

Hem nasihatleriyle hem de sanki onlardan biri olma haliyle. Evet nasihat eder; Mesela, “Aldanma Çoçuksu Mahzun Yüzüne, Mutlaka Terkedip Gidecek Bir Gün” diye. Müslüm Gürses şarkıları artık bütün Anadolu’yu sarmıştır… Yalnızlar, kayıplar, kasabalılar, karşılıksız kenar mahalle sevdalıları, dertliler, kederliler, Müslüm’ün sesi ve sözleriyle kendilerinden geçer. Peki Gürses’mi dinleyiciyi yaratmıştır, dinleyicimi Gürses’i? Bu sorunun yanıtı şarkı sözlerinde gizlidir.

Kentin içinde yolunu bulamayanların kederini, öfkesini taşır bu sözler. ama şarkılarda ve sahnedeki duruşunda kabullenme ve boyun eğme de vardır. Öatışmalar, çelişkiler, aşk üzerinden dillendirilir… Kız zengindir oğlan fakir, bu yüzden kavuşamamıştır. Ya da tam tersidir. Kırık, dökük bir sevdadır anlatılan, ama ihanet hep öteki taraftan gelir, yani zenginden, yani kentin anahtarını elinde tutandan. Müslüm Gürses Repetuarı, isyanı, kahrı, acıyı, aşkla tamamlamaya çalışan ama bunu yaparken biraz daha acı çoğaltan şarkılardır.


Naşide Göktürk

Naşide Göktürk

ONLİNE DİNLEYEBİLECEGİNİZ NAŞİDE GÖKTÜRK ŞARKILARI:

Naşide Göktürk – Unutmak İstiyorum.

Naşide Göktürk – Korkmuyorum.

Naşide Göktürk – Sen Beni Düşünme.

Naşide Göktürk – Çekil Git.

Naşide Göktürk – Anlamak İçin.

Naşide Göktürk – Aşk Olsun Felaketim.

Naşide Göktürk – Bahar Gözlüm.

Naşide Göktürk – Bağışla Gururumu.

Naşide Göktürk – Beni Vur.

Naşide Göktürk – Hani Benim Gençligim.

Naşide Göktürk – Helal Olsun.

Naşide Göktürk – Kan Kırmızı.

Naşide Göktürk – Kod Adı Bahtiyar.

Naşide Göktürk – Sakın ha.

Naşide Göktürk – Tutuşup Aşkınla Yanarım.

Naşide Göktürk – Vur.

Naşide Göktürk – Yüregim Rehin.

Naşide Göktürk – Mahur.

Naşide Göktürk – Çekil Git Desemde Gitme.


Kıraç

Kıraç

ONLİNE DİNLEYEBİLECEĞİNİZ KIRAÇ PARÇALARI:

Kıraç – Aman Ayşem.

Kıraç – Anma Arkadaş.

Kıraç – Annem.

Kıraç – Arabesk Günler.

Kıraç – Batsın Bu Dünya.

Kıraç – Benim Yolum.

Kıraç – Beyaz Gelincik.

Kıraç – Bir Garip Aşk Bestesi.

Kıraç – Bulamazsın.

Kıraç – Bırak Şu Gurbeti.

Kıraç – Dadaloğlu.

Kıraç – Dagların Kadını.

Kıraç – Derdimi Söylesem.

Kıraç – Dokunmayın Aglarım.

Kıraç – Dönence.

Kıraç – Endamın Yeter.

Kıraç – Eşeği Saldım Çayıra.

Kıraç – Fadıma.

Kıraç – Fenerbahçe 100. Yıl Marşı.

Kıraç – Gazel.

Kıraç – Gel Barışalım.

Kıraç – Gidiyorum.

Kıraç – Gönül.

Kıraç – Gözler Kalbin Aynasıdır.

Kıraç – Gülpembe.

Kıraç – Hoşçakal.

Kıraç – İstanbul Saklasın Bizi.

Kıraç – Kan ve gül.

Kıraç – Kara Sevda.

Kıraç – Kara Yılan.

Kıraç – Karahisar Kalesi.

Kıraç – Kayıp Şehir.

Kıraç – Konma Bülbül Konma.

Kıraç – Odam Kirec Tutmuyor.

Kıraç – Oysa bir umuttu.

Kıraç – Razıysan Gel.

Kıraç – Sana Mecburum.

Kıraç – Sarı Gelin.

Kıraç – Sen de Bizdensin.

Kıraç – Senden Başka.

Kıraç – Sevme.

Kıraç – Talihim Yok Bahtım Kara.

Kıraç – Tamirci Çıragı.

Kıraç – Tek Hatıra.

Kıraç – Turnalar.

Kıraç – Uyan Sunam Uyan.

Kıraç – Yahya Kahya.

Kıraç – Yalan.

Kıraç – Yalnızlar Rıhtımı.

Kıraç – Yaşamam Artık.

Kıraç – Yildizlarda Kayar.

Kıraç – YolcuK.

Kıraç – Yoruldum.

Kıraç – Yüce Dag Basinda Yanar Bir Işık.

Kıraç – Yıkık.

Kıraç – Yıllar Sonra.

Kıraç – Zerda.

Kıraç Funda Arar – Gesi bağları.

Kıraç Funda Arar – Kara Sevda.

Kıraç Funda Arar – Severek Ayrılalım


Ahmet Kaya Dinle

Ahmet Kaya

 

AHMET KAYA ŞARKILARI:

Ahmet Kaya – Acılara Tutunmak.

Ahmet Kaya – Agladıkça.

Ahmet Kaya – Al Öfkemi.

Ahmet Kaya – Ayrılığın Hediyesi.

Ahmet Kaya – Baba.

Ahmet Kaya – Bahtiyar.

Ahmet Kaya – Balşım Belada.

Ahmet Kaya – Başkaldırıyorum.

Ahmet Kaya – Benden selam söyleyin.

Ahmet Kaya – Birazda Sen Agla.

Ahmet Kaya – Can Yoldaşım.

Ahmet kaya – Dardayim.

Ahmet Kaya – Derleme.

Ahmet Kaya – Dersimliler.

Ahmet Kaya – Diyarbakır Etrafında.

Ahmet Kaya – Doruklara Sevdalandım.

Ahmet Kaya – Giderim.

Ahmet Kaya – Hasretinden prangalar eskittim.

Ahmet Kaya – Hey Göklere.

Ahmet Kaya – Hic Bir Seyimsin.

Ahmet Kaya – Honaz.

Ahmet Kaya – Hoşcakal Gözüm.

Ahmet Kaya – Karanlıkta.

Ahmet Kaya – Katlime Ferman.

Ahmet Kaya – Kendine Iyi Bak.

Ahmet Kaya – Kirvem (Munzurlu).

Ahmet Kaya – Konuşması ve Ağladıkça.

Ahmet Kaya – Korkarım.

Ahmet Kaya – Metris Türküsü.

Ahmet Kaya – Nerden Bileceksiniz.

Ahmet Kaya – O Vahşi At.

Ahmet Kaya – Odam Kireç Tutmuyor.

Ahmet Kaya – Oy Havar.

Ahmet Kaya – Oy Zulüm.

Ahmet Kaya – Penceresiz kaldim Anne.

Ahmet Kaya – Ramazan.

Ahmet Kaya – Sabır Kalmadı.

Ahmet Kaya – Sel dag.

Ahmet Kaya – Tutuşur Dizelerim.

Ahmet Kaya – Ucun Kuslar Ucun.

Ahmet Kaya – Uçurtmam Tellere Takıldı.

Ahmet Kaya – Yalancı Ayrılık.

Ahmet Kaya – Yazamadım.

Ahmet Kaya – Yaşamadın Sen.

Ahmet Kaya – Özgür Çagrı.

Ahmet Kaya – Şafak Türküsü.

Ahmet Kaya – Yetiş Nerdesin.

Ahmet Kaya – Rinna rinna nay.

Ahmet Kaya – Amena.

Ahmet Kaya – Lili Marlen Türküsü.

Ahmet Kaya – Nerden Bileceksiniz.

Ahmet Kaya – Sel Dag.

Ahmet Kaya- Yakamoz.

Ahmet Kaya – Yüregim Kanıyor.

Ahmet Kaya – Çökertme.

Ahmet Kaya – Ölürüm Kardeş.

Ahmet Kaya – Bahtiyar.

Ahmet Kaya – Kara Yazı.

Ahmet Kaya – Siz Yanmayın.

Ahmet Kaya – Söyle.

Ahmet Kaya – Yaşamadın Sen

Ahmet Kaya Selda Bağcan – Koçero

Ahmet Kaya Simge Bagdatlı – Korkarım

AHMET KAYA KİMDİR (AHMET KAYA’IN HAYATI HAYATI):

Doğum Tarihi:1957.

Doğum Yeri: Malatya.

Ahmet Kaya Mensucat işçisi bir baba, çocuklarını yetiştirmekle yükümlü bir anne ve diğer dört kardeşle birlikte geçen çocukluk… Babası, neredeyse onun boyu kadar olan bir bağlama ile eve geldiğinde mutluluğun bu olduğunu düşünür. Dokuz yaşındadır daha. 24 Temmuz işçi Bayramıâında sahneye çıkarırlar onu, bir daha unutmaz bunu…

?Yaz tatillerinde, ya plakçıda ya da tanıdıkların minibüsünde çalışır. Başar ağabey’yi tutuklanınca Ahmet, küçük bağlaması ile ilk bestesini yapar:

“Bir Wolksvagen alacağım,

Adını Başar koyacağım” der…

Ruhi Suunnun plaklarını satın alan Ahmet Kaya, bol paçalı pantolonlar giyen uzun saçlı 68 lilerden etkilenen gençir artık…

Mensucat fabrikasından emekli olan babası, daha iyi bir yaşam için istanbula göç eder. istanbul/Kocamustafapaşaya yerleşirler. Ahmet Kaya’nın ilk izlenim korkudur.

Ahmet Kaya, ortaöğrenimini tamamlamaya çalışırken yetmişli yılların toplumsal çatışmalarının farkına varmardı. Ora’dan gelmiş olmanın farklılığını, bu yeni kültür ve yaşam biçimi ile içiçe yaşar. türküler, devrimci marşlar, Ruhi Su ve Zülfü Livaneli den müzikal anlamda etkilendiğini inkar etmez, ama kedi sesini arar. Bütün boş zamanlarda bağlama çalıp şarkılar söyler. ilk bestelerini bugünlerde yapar. Boğaziçi üniversitesinde bir panelede Ruhi Suyla karşılaşır. Ustayı çok sevse de yetmeyen birşeyler vardır Ahmet Kaya için, bunu ifade etmeye çalışır Ruhi Suya. Ruhi Su’nun ‘Mahsus Mahal’ türküsünü kendince yorumlar O’na. Bağlamanın sapını tutan Ruhi Su, ‘Böyle bağlama çalınmaz!’ der. Oysa Ahmet Kaya asi. Farklı birşeyler yapmak ve kendini aramaktadır. yıllar sonra verdiği ilk resitalin afine ‘Bağlama Böyle De Çalınır’ ‘i spota çıkaracaktı.

Seksenli yılların başı talihsizliklerle geçer. Evliliği biter, bebeği ondan ayrı büyümeyecektir ve çok zordur. Bu dönem bestelerinin olgunlaştığı dönemleridir bu yıllar. Sadece müzikle kendini ifade eden Ahmet Kaya, 1985 yılına geldiğinde kararını verir. ‘Zamanıdır’ deyip, oltuğunun altında şarkılarını alıp, Unkapanıâ??nın yolunu tutar. Dinleyenlerin hiçbir kategoriye koyamadığı bu müziğe kimse yüz vermez. Sonraki günlerde arkadaş yardımları ve kendi olanakları ile ilk albümünü yapar. Ama hemen toplatılır. Yapılan itiraz sonuç verir. Olay gazetelere yansır, Ahmet Kayanın Ağlama Bebeğim adlı albümü Danıştay kararıyla serbestir artık!’

Bu arada. üniversite öğrencileri, dar gelirliler, 12 Eylül darbesinden nasibini almış-çeşitli kesimlerden tutuklu yakınları, türkiyede demokrasiyi yeniden inşa etmeye kararlı kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları Ahmet Kaya’nın dinleyici profilini oluşturur.

kısa bir süre sonra ikinci albümü “Acılara Tutunmak” ı yapar. Ahmet Kaya, edindiği toplumsal, siyasal duyarlılıkla üretim yapmaktadır, peşpeşe albümler çıkarmaktadır.

üçüncü albümü O sıralar tutuklu olan ve idamla yargılanan Nevzat Çelik’in ‘şafak türküsü’ şiirini besteler, aynı zamanda albümün de adıdır ‘şafak türküsü’. üllkenin gündemindeki idam cezaları ve hapishanelerde bulunan binlerce insanın ve onların ailelerinin içinde bulunduğu durumu şarkılaştırmıştır…

An Gelir’ isimli dördüncü albümünde Atilla ilhan, Hasan Hüseyin ve ülkü Tamer’in şiirlerini besteleyen Ahmet Kaya, yeni arayışlar içerisine girmiş, besteciliği ile ilgili kendisini epeyce geliştirmiştir. ilk üç albümde aranjör olarak kendi çabalarının yanı sıra Sezer Bağcan, Oğuz Abadan gibi isimlerle çalışan Ahmet Kaya, dördüncü albümde Osman işmen ile çalışmaya başlar ve bu beraberlik uzun yıllar sürer…

Beşinci albümünde ünlü şairlerin yanı sıra yeni bir isimle, Yusuf Hayaloğlu’yla çalışmaya başladı. Hayaloğlu’yla beraberlik, Ahmet Kaya müziğinde uzun ve verimli bir çalışmanın başlangıcını oluşturur. ‘Yorgun Demokrat’ isimli bu albüm, gerek dönemi gerekse içeriği bakımından yine türkiyenin toplumsal gidişatına denk düşmüş ve 12 Eylül döneminin etkisini üzerinden atmaya çalışan milyonlarca demokratın durumunu dile getirmiştir.

Albüm çalışmalarına paralel olarak halk konserleri de yapar Ahmet Kaya. gösterilen ilgi, katılım ve çoşkuya rağmen, ülkenin birçok yerinde sakıncalı bir şarkıcıdır artık O. Dinleyicisiyle buluşamamak onu üzmektedir…

Konserde kendisine bağlamasıyla eşlik eden Ahmet Koçla altıncı albümü olan ‘Sevgi Duvarı” nın hazırlıklarına başlar. Can Yücelin aynı isimli şiirini bestelemiş olan Ahmet Kaya, bu albümü avazgeçilmezlerim dediği Yusuf Hayaloğlu ve Osman işmen siz hazırlar ve bu arada ‘Resitaller’ adını verdiği albümde canlı konser kayıtlarını toplar. ‘iyimser Bir Gül’ adını taşıyan yedinci albümü, türkiye doksanlı yıllara adımını atmış, Ahmet Kaya gündemi ile ülke gündemi yine örtüşmüştür. Yeniden Yusuf Hayaloğlu ve Osman işmen le çalışmaya başlar. Albümün adı ‘Başkaldırıyorum’dur.

Olgunluk çağında ülkesinin içinde bulunduğu olumsuzluklara, mevcut gidişata ve sistemin hoşnut olmadığı her yanına şarkılarla müdahale etmeye çalışan bir ‘muhalif’tir artık…

Başı, zaman zaman derde girer, birçok yerde konser verememenin yanı sıra albümleri sakıncalı bulunup kısmen de olsa toplatılır. Bu sürecin şarkılarına yansıması kaçınılmazdır. Yeni albümün adı ‘Başım Belada’dır o yüzden. Ahmet Arif, Atilla ilhan ve Yusuf Hayaloğlunun şiirleri ve şarkı sözleri Ahmet Kaya müziği ile biraraya gelir. Bu arada ağırlıkla türk Halk Müziğinden örneklerin yer aldığı ‘Resitaller 2’ adlı albümü yayınlanır.

Onuncu albümü ‘Dokunma Yanarsın’ ile birlikte hayatında bir takım değişiklikler gündeme gelir. Bu yeni süreçte de milyonluk satışlara imza atan Kaya, 1993te onbirinci albümü ‘Tedirgin’i çıkarır. Ertesi yıl çıkardığı ‘şarkılarım Dağlara’da hemen hemen tüm şarkı sözlerinin altına da imzasını atar. Albüm, ‘Kum Gibi’, ‘Ağladıkça’, ‘Saza Niye Gelmedin’ gibi parçalarla satış rekorları kırarak Ahmet Kaya diskografisinde ayrı bir yere sahip olur. Toplumsal-kültürel gelişmelerin getirdiği etkileri üretkenliğe çeviren Ahmet Kaya, 1995 yılında onüçüncü albümü ‘Beni Bul’ u çıkartır.

Sesinin rengini ve olgunluğunu günün teknik imkanlarıyla yeniden deneyerek, ağırlıkla eski şarkıların yeni düzenledi. 1996 tarihli ‘yıldızlar ve Yakamoz’ bu arada ortaya çıkar. Bunu, 1998 yılında Yusuf Hayaloğlu ve Osman işmenden oluşan çekirdek kadroyla hazırladığı ‘Dosta Düşmana Karşı’ izler.

‘Gak Production’ isimli bir yapım firması da kuran Kaya, Kent Ozanları isimli çağdaş halk müziği yapan bir grup ve on yıldır asistanlığını yapan Çetin Oranerin albümlerine de yapımcı olarak imza atar.

Profesyonel süreci boyunca onun müziğine çeşitli isimler bulunmuşsa da Ahmet Kaya, kendisini hep toplumcu-gerçekçi sanat kategorisinde görmüştür. Dünyada protest müzik olarak tanımlanan bu türün ülkemizdeki önemli temsilcilerinden olan Ahmet Kayanın en belirgin ve ayırdedici tarafı, müziğindeki geleneksel motiflerin ve ulusal kültür değerlerinden yola çıkmasıdır. Toplumsal süreçten kopmammış, olmuştur. türkiyenin siyasal ve toplumsal gidişatına paralel bir müzik seyri izlemiştir.

türkiye’de her söylediği söz ve şarkısı olay olan Ahmet Kaya hakkında birçok dava açıldı ve kendi deyimiyle emniyetler onun ikinci adresi oldu. Bu baskılara rağmen Kaya, kimliğini hiçbir zaman inkar etmedi ve mücadele etti.

Kaya hakkında, yurtdışında verdiği konserlerde ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla 3 ayrı dava açıldı. Bu davalardan biri geçtiğimiz günlerde sonuçlandı ve Kaya’nın 3 yıl 9 ay hapis cezası kesinleşti. Diğer iki davada ise, duruşmalara katılmadığı ve ifade vermediği için Kaya hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi.

Kaya’nın çıkardığı kasetlerin bazılarının isimleri şöyle:

“ağlama bebeğim, tedirgin, acılara tutunmak, şafak türküsü, an gelir, yorgun demokrat, başkaldırıyorum, dokunma yanarsın, adı bahtiyar, başım belada, şarkılarım dağlara, yıldızlar ve yakamoz, beni bul ve dosta düşmana karşı.”

1980 lerde Nevzat Çelik’in Penceresiz kaldım anne / Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne şafak türküsü’ şiirini türküleştirerek patlama yaptı A. Kaya. Karyerinde Ağladıkçaa isimli türkünün büyük bir yeri oldu. Aram Dinkjianın bestelediği bu türkü, sanatçıya sağ veya sol görüşlü farketmeksizin milyonlarca dinleyici kazandırdı. Kaya, son olarak Gazeteciler Derneğinde yaptığı konuşmada kürtçe bir klip çekmek istiyorum ve bunu yayımlayacak bir televizyon kanalı arıyorum deyince ikitelli medyanın hışmına uğradı ve yüzünden Fransaya gitmişti.

16 Kasım günü sabah saat altıda topragından uzakt kalp krizi geçirip öldü.

O Paris Komünarlarıyla Pere Lachais mezarlıgında yatarken bize duruşu ve sesi kaldı..

%d blogcu bunu beğendi: